Sağlık

Annedeki kronik migren çocukların okul başarısını düşüyor

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

Annedeki kronik migren çocukların okul başarısını düşüyor, kolik ağrılarının daha fazla görülmesine sebep oluyor. Kronik migrenli bir anneyle büyüyen çocuklar yetişkinliklerinde, psikolojik sorunlarla, kişilik ve durum bozukluğuyla karşı karşıya kalabiliyor.

Kronik migrenli anneler ağrı ve diğer eşlik eden psikiyatrik tablolar nedeni ile tahammülsüz, sinirli, saldırgan, iletişimi zor ve kopuk bir hale gelebiliyor. Bu da anne ve çocuk iletişimini azaltıyor ve zorlaştırıyor. Annenin sosyal hayattan izole olması çocuğun okul ve sosyal durumunu takip etmesini imkansız hale getiriyor. Bu kopukluk çocuğun okul başarısını olumsuz etkiliyor, sosyal ilişkilerini zorlu ve olasılıkla da daha başarısız bir sürece sokuyor. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necdet Karlı, özellikle kronik migreni olan annelerin çocuklarıyla olan ilişkilerinin bozulmaması için koruyucu tedavi yöntemlerini denemelerini öneriyor.

Annedeki Migren Çocukların Psikososyal Gelişimlerini Olumsuz Etkiliyor

Dünya sağlık örgütünün verilerine göre migren dünyada insanları etkileyen ciddi rahatsızlıklar içerisinde ilk 20’de yer alıyor. Yalnız kadınlar dikkate alındığında ise bu hastalık ciddi rahatsızlıklar sıralamasında ilk 10’a giriyor. Ülkemizde 18-65 yaş arası kadın nüfusu yaklaşık 23 milyon, tahmin edilen migrenli kadın sayısı 4 milyonu buluyor.

Kronik migren kişinin yaşam kalitesini, aile, iş ve sosyal yaşamını ciddi derecede etkileyen bir hastalıktır diyen Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necdet Karlı , “Düşünün ayda en az 15 gün olan, hastaların çoğunun hemen her gün yaşadığı ciddi başağrılarından bahsediyoruz. Bu hastalarda depresyon, kaygı bozukluğu, uyku problemleri ve diğer ağrılı durumlar kronik migreni olmayanlara oranla çok daha fazla. Hem kronik migren hem de bu tip tabloların varlığı kişiyi, özellikle de kadın hastalarımızı ciddi olarak etkiliyor. Tüm bunların doğal sonucu olarak anne çocuk ilişkisi de olumsuz bir sürece giriyor. Anne yaşadığı başağrılarının yarattığı özürlülük nedeni ile çocukları ve onların durumları ile ilgilenemiyor, evde tek başına kalıp dinlenmek istiyor. Bu durum çocukta ister istemez ilgi ve sevgi yoksunluğuna yol açıp, çocukta istenmediği veya sevilmediği hissine neden olarak çocukları mutsuz ediyor. Yine kronik migren ve diğer nedenlerden dolayı anne baba arasında gelişebilecek olumsuz durumlarda çocukların psikososyal gelişimlerine negatif etkileyebiliyor” uyarısında bulunuyor.

Migrenli Anneler Kendilerini Yetersiz Ve Değersiz Hissediyor

Anneler çocuklarına karşı olan sorumlukluklarını yerine getiremeyip, çocuklarına ilgi ve sevgi gösteremeyince kendini suçlu, yetersiz ve değersizhissettiğini söyleyen Karlı; “Bir çok hastamız bize özellikle migrenin çocuklarına karşı bu şekilde yansımasının onları en çok üzen durum olduğunu söylüyor. Bu durum depresyonu tetikleyebildiği gibi varolan depresyonu da kötüleştirebiliyor. Süreç çocuğa yansıyor ve giderek kötüleşen bir tablo ile karşılaşabiliyoruz” diyor.

Annenin Geçirdiği Migren Atakları Çocuğun Okul Başarısını Düşürüyor

Kronik migren hastaları şiddetli migren atakları sırasında acil servislere gitmek zorunda kalabiliyor. Bu durum özellikle çocuklar üzerinde annesinin ve kendinin geleceği ile ilgili kaygılar oluşmasına neden olabiliyor. Ayda birkaç kez hastaneye gidilmesi durumunda çocuk her seferinde ciddi bir stres ile başa çıkmak zorunda kalıyor. Çocukta sağlık ve gelecek ile ilişkili kaygılar beliriyor ve çocuğun okul, aile ve sosyal yaşamı üzerinde olumsuz etkiler gösteriyor.

Tedavide Yeni Seçenek Botulinum Toksin A

Kronik migren en az 3 ay boyunca, ayda en az 15 gün başağrısı yaşama durumudur. Tedavide en büyük yardımcımız ilaçlar. İlaçların tedavide başarısız kaldığı durumlarda günümüzde en önemli yardımcımız botulinum toksin uygulamarıdır. Ayrıca sinir blokları, nöromodulasyon teknikleri de günümüzde kullanılan diğer uygulamalardır. Eşlik eden psikiyatrik tablolarda mutlaka tedavi edilmelidir. Bazı hastalar ayda 10-15 günden fazla ağrı kesici kullanabilmekte olup bu durum aşırı ilaç kullanım başağrısına neden olabilir. Böyle bir durumda ağrı kesicilerinde mutlaka kesilmesi gereklidir.

Botulinum toksin A kronik migrende bize tedavide yeni bir olanak sağladı. İlaçla başarı sağlayamadığımız durumlarda artık elimizde bir imkan daha var.Uluslararası uygulama yöntemlerine göre uygulaması kolay, etkin ve yan etkisi az bir tedavi yöntemi. Hastalar ilaç kullanımına göre botulinum toksin a uygulamasına daha kolay uyum sağlıyor.

Hastaya göre etkinlik değişmekle birlikte aydaki başağrılı gün sayısını 15-20 günden 8 gün civarına indirebilmekte, ki bu da hemen her gün ağrı çeken bir hasta için oldukça önemli bir iyileşme anlamına geliyor.

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

Annedeki kronik migren çocukların okul başarısını düşüyor

Annedeki kronik migren çocukların okul başarısını düşüyor, kolik ağrılarının daha fazla görülmesine sebep oluyor. Kronik migrenli bir anneyle büyüyen çocuklar yetişkinliklerinde, psikolojik sorunlarla, kişilik ve durum bozukluğuyla karşı karşıya kalabiliyor.

Kronik migrenli anneler ağrı ve diğer eşlik eden psikiyatrik tablolar nedeni ile tahammülsüz, sinirli, saldırgan, iletişimi zor ve kopuk bir hale gelebiliyor. Bu da anne ve çocuk iletişimini azaltıyor ve zorlaştırıyor. Annenin sosyal hayattan izole olması çocuğun okul ve sosyal durumunu takip etmesini imkansız hale getiriyor. Bu kopukluk çocuğun okul başarısını olumsuz etkiliyor, sosyal ilişkilerini zorlu ve olasılıkla da daha başarısız bir sürece sokuyor. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necdet Karlı, özellikle kronik migreni olan annelerin çocuklarıyla olan ilişkilerinin bozulmaması için koruyucu tedavi yöntemlerini denemelerini öneriyor.

Annedeki Migren Çocukların Psikososyal Gelişimlerini Olumsuz Etkiliyor

Dünya sağlık örgütünün verilerine göre migren dünyada insanları etkileyen ciddi rahatsızlıklar içerisinde ilk 20’de yer alıyor. Yalnız kadınlar dikkate alındığında ise bu hastalık ciddi rahatsızlıklar sıralamasında ilk 10’a giriyor. Ülkemizde 18-65 yaş arası kadın nüfusu yaklaşık 23 milyon, tahmin edilen migrenli kadın sayısı 4 milyonu buluyor.

Kronik migren kişinin yaşam kalitesini, aile, iş ve sosyal yaşamını ciddi derecede etkileyen bir hastalıktır diyen Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necdet Karlı , “Düşünün ayda en az 15 gün olan, hastaların çoğunun hemen her gün yaşadığı ciddi başağrılarından bahsediyoruz. Bu hastalarda depresyon, kaygı bozukluğu, uyku problemleri ve diğer ağrılı durumlar kronik migreni olmayanlara oranla çok daha fazla. Hem kronik migren hem de bu tip tabloların varlığı kişiyi, özellikle de kadın hastalarımızı ciddi olarak etkiliyor. Tüm bunların doğal sonucu olarak anne çocuk ilişkisi de olumsuz bir sürece giriyor. Anne yaşadığı başağrılarının yarattığı özürlülük nedeni ile çocukları ve onların durumları ile ilgilenemiyor, evde tek başına kalıp dinlenmek istiyor. Bu durum çocukta ister istemez ilgi ve sevgi yoksunluğuna yol açıp, çocukta istenmediği veya sevilmediği hissine neden olarak çocukları mutsuz ediyor. Yine kronik migren ve diğer nedenlerden dolayı anne baba arasında gelişebilecek olumsuz durumlarda çocukların psikososyal gelişimlerine negatif etkileyebiliyor” uyarısında bulunuyor.

Migrenli Anneler Kendilerini Yetersiz Ve Değersiz Hissediyor

Anneler çocuklarına karşı olan sorumlukluklarını yerine getiremeyip, çocuklarına ilgi ve sevgi gösteremeyince kendini suçlu, yetersiz ve değersizhissettiğini söyleyen Karlı; “Bir çok hastamız bize özellikle migrenin çocuklarına karşı bu şekilde yansımasının onları en çok üzen durum olduğunu söylüyor. Bu durum depresyonu tetikleyebildiği gibi varolan depresyonu da kötüleştirebiliyor. Süreç çocuğa yansıyor ve giderek kötüleşen bir tablo ile karşılaşabiliyoruz” diyor.

Annenin Geçirdiği Migren Atakları Çocuğun Okul Başarısını Düşürüyor

Kronik migren hastaları şiddetli migren atakları sırasında acil servislere gitmek zorunda kalabiliyor. Bu durum özellikle çocuklar üzerinde annesinin ve kendinin geleceği ile ilgili kaygılar oluşmasına neden olabiliyor. Ayda birkaç kez hastaneye gidilmesi durumunda çocuk her seferinde ciddi bir stres ile başa çıkmak zorunda kalıyor. Çocukta sağlık ve gelecek ile ilişkili kaygılar beliriyor ve çocuğun okul, aile ve sosyal yaşamı üzerinde olumsuz etkiler gösteriyor.

Tedavide Yeni Seçenek Botulinum Toksin A

Kronik migren en az 3 ay boyunca, ayda en az 15 gün başağrısı yaşama durumudur. Tedavide en büyük yardımcımız ilaçlar. İlaçların tedavide başarısız kaldığı durumlarda günümüzde en önemli yardımcımız botulinum toksin uygulamarıdır. Ayrıca sinir blokları, nöromodulasyon teknikleri de günümüzde kullanılan diğer uygulamalardır. Eşlik eden psikiyatrik tablolarda mutlaka tedavi edilmelidir. Bazı hastalar ayda 10-15 günden fazla ağrı kesici kullanabilmekte olup bu durum aşırı ilaç kullanım başağrısına neden olabilir. Böyle bir durumda ağrı kesicilerinde mutlaka kesilmesi gereklidir.

Botulinum toksin A kronik migrende bize tedavide yeni bir olanak sağladı. İlaçla başarı sağlayamadığımız durumlarda artık elimizde bir imkan daha var.Uluslararası uygulama yöntemlerine göre uygulaması kolay, etkin ve yan etkisi az bir tedavi yöntemi. Hastalar ilaç kullanımına göre botulinum toksin a uygulamasına daha kolay uyum sağlıyor.

Hastaya göre etkinlik değişmekle birlikte aydaki başağrılı gün sayısını 15-20 günden 8 gün civarına indirebilmekte, ki bu da hemen her gün ağrı çeken bir hasta için oldukça önemli bir iyileşme anlamına geliyor.

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Yükleniyor…